30 Ağustos 2015 Pazar

İstanbul! Veda! Hüzün! Ve Dahası!

    Arkadaşlar merhabalar. Batu'nun Yeri'ne hoş geldiniz. Nerede kalmıştık? Ah evet İstanbul'da ve bitkin bir durumdaydık. İnanır mısınız bilmem ancak yeterli enerjiyi toplamam yaklaşık bir günümü aldı. Sahilde uzun bir yürüyüş üstüne konforlu bir mobilyanın etkisini hayretler içerisinde seyrettim.

25 Ağustos 2015 Salı

İSTANBUL

    Batu'nun Yeri'ne hoş geldiniz arkadaşlar. Okul sonunda bitti ve hayalini kurduğum bir tatil son hızla başladı.
    İstanbul! Adına şiirler yazılan, şarkılar söylenen, altında onlarca medeniyetin izlerini taşıyan bir şehir. Geçen yazımda bahsettiğim tatlı-ekşi bir yaz okulu macerasının ardından 1 haftalık İstanbul tatilime başlamış bulunmaktayım arkadaşlar.

23 Ağustos 2015 Pazar

Yaz Okulu Üzerine


   Merhaba arkadaşlar Batu'nun Yeri'ne hoş geldiniz.

   Malumunuz havaların ısınmasıyla beraber kısa süreli göçlerde başlıyor. Tüm senenin yorgunluğunu atmanın da birden fazla yolu var tabi. Kayseri için bakarsak olaya bağlara göçme en temel tatil anlayışı. "Denizi suyu ne yapayım arkadaşım bana topraktan emekten haber ver." diyen Kayseri insanının vazgeçilmezidir bağ. "Bağ ile bahçe ile uğraştırma beni. Denizin güzelliğinden, Güneş'in sıcaklığından, arkadaşlarınla gezdiğin o güzelim sahil gecelerinin hikayesiyle gel bana." diyenler de var tabi. Sıralamaya koyarsak başı çekecek bir grup var ki onlar "Gez Dünya'yı gör Konya'yı." sözünde geçen Dünya'yı gezme işini pek beğenmiş olacaklar ki gezilmedik yer uğranmadık ülke bırakmıyorlar. Herkes yazını geçirecek güzel bir yol buluyor neticede. Peki ya bulamayanlar? Bendeniz gibi sene içinde (sebebi önemli değil hepsi bahanedir özünde) çalışmayıp yaz okulu dediğimiz belaya bulaşanlar da hayatımızın acı bir gerçeği tabi. İnanılmaz ve dayanılmaz bir eziyet mi yaz okulu? Aslında değil. Kendimden örnek verirsem bu yaz geçen sene içinde sorsanız "Mümkün değil." diyebileceğim şeyler gerçekleştirdim. Tabi ki de bunun yaz okuluna denk gelen bir takım olaylar zinciri ve bu işte yanımda olan değerli bir arkadaş topluluğuna sahip olmam benim artılarım arasındaydı. Yaz okulunun konseptine eminim çoğunuz aşinasınız. Ancak genel olarak "derse git, sıcak, yemek ye, sıcak, yine ders, yine sıcak, uyu, uyan, vs." tarzında ilerleyen bir silsileyi takip etmektense bazı işlerinizi bulunduğunuz şehirde halletmeye çalışabilirsiniz. Yaz okulu ile beraber tatilinizi de bir arada götürebilirsiniz ki inanın bana örneğini gördüm. Yani bu yaz okulu dediğimiz arkadaş aslında o kadar da ayak bağı bir durum değil. Hatta kaldığınız dersi yaz okulunda veren hocaya göre eğlenme şansınız bile var. Güvenin bana fizik dersinde kahkahalarla gülüşümün üzerinden çok değil iki hafta kadar geçti. Peki olmasa olmaz mı? Kesinlikle çok güzel olur. Bakmayın fizik dersinde güldüğüme yeri geldiğinde sinirden elinizin ayağınızın titrediği raddelere de gelmeniz pek ala mümkün oluyor. Ama düşününce hayatın kendisi zaten kahkaha ve üzüntüyü bir arada barındırmıyor mu. Her neyse sonuçta yaz daha bitmedi ve daha yapılacak bir sürü şey var. Sonraki yazıda İstanbul'a yolculuk var. Beklerim.

Batu'nun Yeri'ne HOŞ GELDİNİZ !!!

   Herkese Merhaba
   Öncelikle kendimi tanıtayım. Bendeniz Batu. Tarihi boyunca bir çok kültüre ev sahipliği yapan Güzel Anadolu'muzun kendi kadar eski, ticaret lafı geçtiğinde ortalıkta bir sakini illaki aranan bir şehirde yaşıyorum. Yani Kayseri'de. Erciyes Üniversitesi'nde Bilgisayar Mühendisliği bölümünde lisans eğitimimi (düşe kalka da olsa) devam ettiriyorum. Fazlaca küçükken ufacık bir çocukken bir hevesle başlamıştım günlük yazmaya. İlk gün tarifi imkansız bir zevk verirdi. Sonrasında gün geçtikçe zorlaşmaya başladı. Önce yazıyı bastırarak yazma olayı gitti. Sonrasında yazılar gün geçtikçe kısaldı. Ve sonunda ömrünü tamamladı. Hoş bu işi aynı aşkla hala devam ettiren de varır ki gerçek ilgi ve azim bunu gerektirir. Bunu niye anlattım. Çünkü ilk tanıştığımda blog bende "Eee bunun ne farkı var ki şimdi öbüründen." gibi bir tepki yaratmıştı. Halen bu düşünceden sıyrılmaya çalışıyorum. Belki yazı yazmaya olan nedeni bilinmez nefretimden kaynaklı bir durumdur. Yaz okulu mu dersiniz diğer başka sebepler mi dersiniz bilemem ama bir çok yönden sıkılıp bezdiğim bir gidişatı değiştirme çabası olarak adlandıracağım ben burayı. Her ne ise konu biraz dağıldı vesselam. Yani işin özü ilk başlarda hunharca yazıp sonrasında canım sıkıldıkça geleceğim arkadaşlar. Bu konuda hem fikir olduğumuza göre ben daha fazla tutmayayım sizi. Sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.