Dizi-film aşığı, part-time bisiklet sever, bir garip bilgisayar mühendisi Batu'nun Yeri'ne Hoş Geldiniz.
23 Ağustos 2015 Pazar
Yaz Okulu Üzerine
Merhaba arkadaşlar Batu'nun Yeri'ne hoş geldiniz.
Malumunuz havaların ısınmasıyla beraber kısa süreli göçlerde başlıyor. Tüm senenin yorgunluğunu atmanın da birden fazla yolu var tabi. Kayseri için bakarsak olaya bağlara göçme en temel tatil anlayışı. "Denizi suyu ne yapayım arkadaşım bana topraktan emekten haber ver." diyen Kayseri insanının vazgeçilmezidir bağ. "Bağ ile bahçe ile uğraştırma beni. Denizin güzelliğinden, Güneş'in sıcaklığından, arkadaşlarınla gezdiğin o güzelim sahil gecelerinin hikayesiyle gel bana." diyenler de var tabi. Sıralamaya koyarsak başı çekecek bir grup var ki onlar "Gez Dünya'yı gör Konya'yı." sözünde geçen Dünya'yı gezme işini pek beğenmiş olacaklar ki gezilmedik yer uğranmadık ülke bırakmıyorlar. Herkes yazını geçirecek güzel bir yol buluyor neticede. Peki ya bulamayanlar? Bendeniz gibi sene içinde (sebebi önemli değil hepsi bahanedir özünde) çalışmayıp yaz okulu dediğimiz belaya bulaşanlar da hayatımızın acı bir gerçeği tabi. İnanılmaz ve dayanılmaz bir eziyet mi yaz okulu? Aslında değil. Kendimden örnek verirsem bu yaz geçen sene içinde sorsanız "Mümkün değil." diyebileceğim şeyler gerçekleştirdim. Tabi ki de bunun yaz okuluna denk gelen bir takım olaylar zinciri ve bu işte yanımda olan değerli bir arkadaş topluluğuna sahip olmam benim artılarım arasındaydı. Yaz okulunun konseptine eminim çoğunuz aşinasınız. Ancak genel olarak "derse git, sıcak, yemek ye, sıcak, yine ders, yine sıcak, uyu, uyan, vs." tarzında ilerleyen bir silsileyi takip etmektense bazı işlerinizi bulunduğunuz şehirde halletmeye çalışabilirsiniz. Yaz okulu ile beraber tatilinizi de bir arada götürebilirsiniz ki inanın bana örneğini gördüm. Yani bu yaz okulu dediğimiz arkadaş aslında o kadar da ayak bağı bir durum değil. Hatta kaldığınız dersi yaz okulunda veren hocaya göre eğlenme şansınız bile var. Güvenin bana fizik dersinde kahkahalarla gülüşümün üzerinden çok değil iki hafta kadar geçti. Peki olmasa olmaz mı? Kesinlikle çok güzel olur. Bakmayın fizik dersinde güldüğüme yeri geldiğinde sinirden elinizin ayağınızın titrediği raddelere de gelmeniz pek ala mümkün oluyor. Ama düşününce hayatın kendisi zaten kahkaha ve üzüntüyü bir arada barındırmıyor mu. Her neyse sonuçta yaz daha bitmedi ve daha yapılacak bir sürü şey var. Sonraki yazıda İstanbul'a yolculuk var. Beklerim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder